Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Temmuz 2007 tarihli yazilar Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

Bedeniniz de tatil yapsın!

tatilto Yazın Akdeniz diyeti uygulayın, hem lezzetten vazgeçmeyin, hem de dengeli beslenerek sağlıklı kalın!

 

Akdeniz Diyeti, yaz için en uygun diyettir. Bu mutfakta lezzet ile sağlık, mutfak kültürü ile dengeli beslenme doğal olarak birleşmiştir. Tüm dünyada yağı az (özellikle doymuş yağı az), posası fazla, tuz oranı düşük olan tipik Akdeniz mutfağı sağlıklı beslenme olarak önerilmektedir. Bu beslenme şekli kırmızı ete az yer verir; balık, tahıl, sebze meyve ve lif ağırlıklıdır, zeytin ve zeytinyağı en önemli besindir, süt, yoğurt ve peynir protein kaynağı olarak balık ile birlikte yer alır. Bu beslenme tipi kalp damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculuk ile uzun ve kaliteli bir yaşamın temel anahtarıdır.

Akdeniz ülkelerinin sıcak iklimine ve sağlığa en uygun olan bu beslenme şekli, Türkiye’yi de içine alarak, Yunanistan’dan İtalya’ya ve Fransa’ya, İspanya’dan Kuzey Afrika’ya ve Ortadoğu’ya uzanan Akdeniz sahillerinin damak tadının simgesidir.

Akdeniz diyeti uygulayın, tatilde kilo almayın!

Bahar ayları genelde yaza hazırlık ve kış aylarında alınmış fazla kilolardan kurtulma telaşı ile geçer. Oysa vücudunuza her mevsim özen göstermeli, nefes alıp verdiğiniz her saniye kendinize aynı özeni göstermelisiniz. Bu yüzden yaz aylarında da beslenme şeklinize dikkat etmeniz gerekir.

Tatil bedeninizi ve zihninizi dinlendirmeniz için iyi bir fırsattır ancak bu dönemi sınırsız yeme ve içme dönemi olarak görürseniz bedeninizi dinlenme amacından uzaklaştırıp daha fazla yormuş ve üzmüş olursunuz. Bu yüzden tatile giderken bedeninizin de gerçekten tatil yapmasına ve dinlenmesine fırsat verin, alkolün dozunu kaçırıp karaciğerinizi üzmeyin, suyu az içerek böbreğinizi zorlamayın, şekerli yiyecekleri abartıp pankreası yormayın ve tüm organlarınıza iyi davranın. Bu yazı dizisi ile hem Akdeniz diyetini öğrenecek hem de kilo vereceksiniz. Gün boyunca 4-5 fincan açık ve şekersiz siyah çay, daha fazla miktarda şekersiz bitki çayı ile en fazla 2 fincan kahve içilebilir. Su tüketimi kadınlar için günlük en az 8-10 bardak, erkekler için ise en az 10-12 bardak olmalıdır. Gerekli durumlarda alkol tüketimi kadın için haftada 2-3 kadeh, erkek için 4-5 kadeh ile sınırlandırılmalı ve şarap tercih edilmelidir. Salatalara 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir. Sebze yemeklerinde 1 kg için 2 çorba kaşığı zeytinyağı kullanılmalıdır. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile 5 adet zeytin birbirinin yerine kullanılabilir. 1. gün Akdeniz Diyeti
Sabah
1 dilim tam çavdar ekmeği (erkekler 2 dilim)
2 parmak kadar az yağlı beyaz peynir
5 adet zeytin
Domates, yeşil biber, maydanoz
Şekersiz açık çay
Ara öĞün
2 tam ceviz
ÖĞle
1 tabak zeytinyağlı fasulye
1 kâse cacık veya ayran
Çoban salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı)
1 dilim tam çavdar ekmeği
Ara öĞün
1 dilim karpuz
1 dilim az yağlı beyaz peynir
1 kepekli grisini (erkekler 2 grisini)
AkŞam
Izgara balık (180-200 gr)
4 adet buharda kuşkonmaz
Roka ve yeşil salata
(1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile) (erkekler 1 dilim tam çavdar ekmeği de yiyebilir)
Ara öĞün
3 taze kayısı
10 taze badem Bu programlar Sağlıklı Beslenme ve Diyetetik biliminin temel ilkeleri göz önünde bulundurularak düşük aktiviteye sahip sağlıklı yetişkinler için örnek olarak hazırlanmıştır.
Kronik rahatsızlığı olanlar ile hiç sağlık muayenesinden geçmemiş olanların, hamilelik, emzirme dönemi gibi özel bir beslenme programı içinde olanların hekime danışmadan veya bir beslenme uzmanı ile şahsen görüşmeden uygulamamaları önemlidir. Günün tarifi (Zeytinyağlı fasulye) 1 kg yeşil fasulyeyi 2-3 çorba kaşığı zeytinyağı, bol soğan, sarmısak, domates, az tuz ve su ile pişirin, dilerseniz biraz da karabiber ekleyin.
Soğan ve sarmısağı bol kullanın, içindeki kükürtlü maddeler kansere karşı koruyucudur .
Zeytinyağlı fasulyenin yanına cacık yaparken düşük yağlı yoğurt tercih edin, salatalık çok düşük kalorili olduğu için mümkün olduğunca bol kullanın.
 
Sağlıklı yeme takıntınız mı var?
Sağlıklı yemek takıntı olabilir mi?
Bu durum takıntı haline gelirse ne yapmalı?
Sağlıklı yeme takıntısı sosyal hayatı etkiler mi?
Yarın ne yiyeceğinizi bugünden planlıyor musunuz? Sağlıklı besinler tüketince kendinize olan güveniniz artarken bu şekilde beslenmeyenleri küçümsüyor musunuz? Zaman zaman bir şeyleri hiç düşünmeden yiyebilmeyi istiyor musunuz?

Uyguladığınız beslenme şekli sizi sosyal anlamda kısıtlıyor mu? Bütün bir günü ne yediğinize dikkat etmeden geçirme fikri bir hayal gibi mi geliyor?

Yediğiniz yemeğin 'doğru’ olması, onu yerken aldığınız zevkten daha mı önemli? Kendinize ne yiyip ne yiyemeyeceğiniz konusunda gittikçe daha katı kurallar mı koyuyorsunuz?

Eğer bu soruların bazıları size ''Evet! İşte aynı ben'' dedirtiyorsa o zaman siz de çağımızın yeni sorunu olan ortoreksiya (orthorexia) ile tanışmış olabilirsiniz.

İlk olarak 1997 yılında Dr. Steven Bratman tarafından bahsedilen bu yeme bozukluğu henüz tanı sistemlerine girmiş olmasa da son yıllarda oldukça tartışılan bir konu. Ortoreksiya’yı ''doğru beslenme konusunda aşırı takıntılı olmak'' diye tanımlayabiliriz.
Ortoreksiya kısa dönemli değil, uzun dönemli bir davranış biçimidir.

Öyle ki yapılan sıkı diyetler artık doğal beslenme şekline dönüşmüştür.

Bu dikkat, aşırı bir şekilde ve uzun süreli devam ettiği ve kişinin sosyal yaşamındaki kararları etkileyecek noktaya geldiği zaman (arkadaşlarla program yaparken gidilen yerde ne gibi yiyecekler olduğuna bakarak karar vermek, bazı tatil programlarına gidilen yerde sağlıklı besinler bulamama endişesiyle katılmamak gibi) sorun haline gelmiş demektir.
Anoreksiyadan farkı
Ortoreksiya, Anoreksiya ile karıştırılmaktadır. Ancak bu konuda çalışan uzmanların, ikisini birbirinden ayırt edebilmesi gerekmektedir. Aralarındaki en temel fark, Anoreksiya Nervosa’da amacın zayıflamak olmasıdır. Anoreksik kişiler beden imajlarının düşük olması nedeniyle kilo kaybetmek amacı güderek kendilerini sıkı bir diyete sokarlar. Ortoreksiya’da ise amaç kilo vermek değildir. Sağlıklı beslenmektir. Kendilerini doğal, saf ve sağlıklı hissetmek isterler. Sağlıksız olduğunu düşündükleri bir şey yedikleri zaman, bu sevdikleri bir şey olsa bile suçlu hissederler. Sağlıksız beslenen kişileri de küçük görme eğilimleri vardır. Onların da beslenmelerini düzeltmeye çalışabilirler. Zayıflama amacı gütmeyen bir kişinin beden imajını düzeltmeye çalışmak sonuç vermeyecektir.

Ortoreksiya’da yaygın görülen durumlardan biri de fiziksel bir sorunun sonucunda sağlıklı beslenmeye başlamak ve daha sonrasında bunun aşırıya kaçarak bir takıntı haline dönüşmesidir. Örneğin sindirim sistemiyle ilgili sorunlar yaşayan bir kişi, bunun beslenme şekline bağlı olduğunu düşünerek diyetini değiştirmeye başlar. Bu değişikliğin, hissettiği hazımsızlık, mide yanması, bağırsak problemleri gibi sorunları azalttığını görüp gittikçe daha katılaşan bir diyet uygulamaya başlayabilir ve bunu yaşam tarzı haline getirebilir.
Mükemmeliyetçilik dezavantaj

Amerikan Diyetisyenler Derneği dergisinde yer alan bir makaleye göre mükemmeliyetçi yapıda olanlar ve aşırı kontrollü kişilerde, temelde yatan bir davranış bozukluğuna bağlı olarak bunun geliştiği düşünülüyor. Bu sebeple bazı bilim adamları bunun için bir yeme bozukluğu olarak ayrı bir terminoloji ve sınıflamaya gerek olmadığını vurguluyor.
Mezura kliniği uzmanlarından Psikolog Tracy Kazmirci’ye göre farklı bir bakış açısı içinde olup bu bozukluğun ismine takılmak yerine, durum tespitini yaparak psikiyatrist ve psikologla ekip çalışmasına girmek daha önemli. Ortorektik misiniz? Dr. Bratman’a göre aşağıda bulunan her bir sorudaki evet cevabınız için kendinize bir puan verin. Puan toplamı 4’ten fazla ise ortorektik olabilirsiniz.
1 - Günde 3 saatten fazlanızı sağlıklı besin düşünmekle geçirdiğiniz
olur mu? (Eğer 4 saatten fazla geçiriyorsanız kendinize 2 puan verin)
2 - Yarın ne yiyeceğinizin planını bir gün önceden yapıyor musunuz?
3 - Uyguladığınız beslenme tipi sizi sosyal hayattan uzaklaştırıyor mu?
4 - Diyetinizin kalitesi arttıkça sosyal hayatınızın kalitesi ona orantılı bir şekilde azalıyor mu?
5 - Kendinize gittikçe daha katı davranıyor musunuz?
6 - Doğru olduğuna inandığınız yemeği yemek için daha önceden zevk aldığınız deneyimlerinizden fedakârlık ediyor musunuz?
7 - Sağlıklı besinler yediğinizde özsaygınızda artış hissediyor musunuz? Bunu yapmayanları küçük görüyor musunuz?
8- Diyetinizde olmayan bir şeyi yediğinizde suçluluk duyuyor musunuz?
9 - Ne yediğinizden çok, onu yemekten aldığınız zevk sizi daha mı çok ilgilendiriyor?
10 - Yemeniz 'gerektiği’ şekilde yediğiniz zaman tamamen kontrol sahibi olmanın huzurunu hissediyor musunuz? Dilara Koçak Milliyet

Cilt kanserine karşı spor ve kahve!

kanserjim ABD’de yapılan bir araştırmada, egzersiz ve kahvenin, güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruduğu ortaya çıktı.

New Jersey’deki Rutgers Üniversitesi’nde yapılan ve Proceedings for the National Academy of Sciences Dergisi’nde yayımlanan araştırmaya göre, fiziksel egzersizle birlikte ölçülü kahve tüketimi, güneşin ultra-viyole B (UVB) ışınlarının yol açtığı kanserojen etkileri ortadan kaldırabiliyor.

Rutgers Üniversitesi araştırmacıları, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, egzersizle birlikte kafeinin, DNA’ları UVB tarafından bozulan kanserli hücreleri ortadan kaldırarak, UVB’nin yıkıcı etkisini ortadan kaldırdığını belirlediler.
Araştırmalarında özellikle güneş ışınlarına karşı hassas tüysüz fareleri inceleyen bilim insanları, bir gruba, insanlarda 1 veya 2 büyük fincan kahveye bedel kafein içeren su içirdiler, diğer gruba egzersiz yaptırdılar, üçüncü gruba da her ikisini birden uyguladılar.

Dördüncü gruba ise ne kafein veren, ne de egzersiz yaptıran araştırmacılar, tüm fare gruplarını, deri hücrelerinin DNA yapısına zarar veren UVB ışınlarına maruz bıraktılar.

Araştırmanın sonunda kafein verilen ve egzersiz yaptırılan grup, kanserli hücreleri ortadan kaldırma kapasitelerinin, diğer 3 gruptan açıkça fazla olduğunu gösterdi.

Nokia N800, Skype ile ücretsiz konuşturacak

nokiaN800 Cep telefonu üreticisi Nokia, Skype ile işbirliğine gitti. Böylelikle Nokia N800 İnternet Tablet kullanıcıları Skype servislerinden yararlanabilecek. Kullanıcılar, kablosuz Wi-Fi olan her yerde Skype üzerinden görüşme yapabiliyor. Skype yazılımını yükleyen kullanıcılar diğer Skype kullanıcılarıyla internet üzerinden ücretsiz sesli ve video görüşmesi yapabiliyor. Skype’ın şu anda 200 milyona yakın kullanıcısı bulunuyor. Nokia yetkilileri, bu işbirliği hakkında şu açıklamayı yaptı: “Nokia N800, kullanıcıların internete kolayca bağlanmalarını sağlayan bir cihaz. Dolayısıyla, Skype ile işbirliği yapılması da bu sürecin doğal bir sonucu.

Artık Nokia N800 kullanıcıları, dostları, aileleri ve iş arkadaşlarıyla her yerden ücretsiz olarak görüşebilecekler.” Arka plandaki seslere yüzde 75’lik korumaPhilips firması, SHN5500 gürültü önleyen kulaklıkların arka plandaki sesleri yüzde 75 oranında zayıflattığını açıkladı. Teknoloji fuarı CES 2007’de 'Yenilik Ödülü’ alan boyun bantlı Philips kulaklıkların özellikle seyahat edenler için üretildiği belirtiliyor. Yeni model kulaklıklar seyahat sırasında müzik dinlenirken veya film izlerken dış gürültülerden uzak kalınmasını sağlıyor.

Philips SHN5500 kulaklıkların hoparlör kablosunda, ses düzeyi ayarlama ve gürültü önleme işlevini açma-kapama olanağı sunan ince tasarımlı kontrol kutusu bulunuyor. HP, 2 kilogramlık yazıcılarıyla geldiHP’nin Deskjet 460 yazıcıları, her an her yerde kolaylıkla taşınarak çıktı almak amacıyla tasarlandı. Bu serideki ürünler, 2.05 kilogramdan başlayan ağırlık düzeyine sahip.

Bluetooth ve 802.11 WLAN teknolojilerini kullanan bu yazıcılarla, PC, dizüstü bilgisayar, PDA, fotoğraf makinesi ve cep telefonuna bağlanılarak baskı alınabiliyor. Yeni model yazıcıların Windows, Mac, Windows Mobile, Palm, Symbian, Pocket PC ve cep telefonu işletim sistemleriyle uyumlu olması, cihazların kullanım alanlarını artırıyor. Cihazlardaki 32 MB genişliğindeki bellek, daha çok sayıda dokümanın kaydedilebilmesini sağlıyor. Bu yazıcıların ultra ince lityum-iyon pili 450 sayfaya kadar çıktı alabiliyor.

Küresel ısınma cipten indirdi!

hulyam Konserinde küresel ısınmaya karşı dikkatli olma çağrısı yapan Hülya Avşar, "Ben de cipe binmiyorum" dedi.


KKTC'de konser veren Hülya Avşar da küresel ısınma hakkında görüş bildirerek, "Beni çok korkutuyor" dedi. KKTC'nin Karpaz bölgesindeki Kaya Artemis Otel'de konser veren Avşar, medyadaki küresel ısınma haberlerinin herkes tarafından dikkate alınması gerektiğini belirterek meslektaşlarına "duyarlı olun" çağrısı yaptı. "Çok korkuyorum" diye konuşan Avşar şunları söyledi: "Lütfen dikkat edelim.

 

Bu dünya bizim. Bakın İstanbul'da bile su kalmamış, alarm veriyor. Dişlerinizi fırçalarken bile suyu dikkatli kullanın. Lütfen çok dikkat, bu dünya hepimizin." Konseri izleyenler, bu sözleri nedeniyle Avşar'ı uzun süre ayakta alkışladı. Avşar, izleyicilerin "Cip kullanma" sloganlarına da "Ben cipe binmiyorum. Hem çok büyük. Ne o öyle" yanıtını verdi.

Özgürlüğün Rengi

Özgürlüğün Rengi  Goodbye Bafana


ozgurluk

Ülkede yaşayan zencilerin durmaksızın kötü muamele gördüğü ve iki ırkın arasında devlet eli ile çizilmiş derin bir ayrımın bulunduğu Güney Afrika’da yaşayan James Gregory bir hapishanede gardiyanlık yapan sıradan bir askerdir. James ve karısı Gloria’nın hayatı bir gün ansızın gelen bir terfi haberi ile değişir. James’in başka bir hapishaneye tayini çıkmıştır ve Nelson Mandela’nın gardiyanlığını yapacaktır.

Zencileri ülkeyi tehdit eden en önemli unsur olarak gören James’in fikirleri Mandela ile vakit geçirdikçe değişmeye başlar. James’in Mandela ve ailesine yakınlık gösterdiğini düşünen üsleri durumdan rahatsız olurlar. Mandela’nın 30 yıla yayılan özgürlük mücadelesi, James ve ailesi için de zorlu bir yolculuğa dönüşür.

“Goodbye Bafana / Özgürlüğün Rengi” bir adamın ve bir ülkenin değişim öyküsünü anlatan güçlü bir film.

Müjde yağmur geliyor

Yağış geliyor

     

Bugünden itibaren yurdun bazı kesimlerinde sağanak yağışlar görüleceği, sıcaklıkların da çarşamba gününden itibaren mevsim normallerine döneceği bildirildi.
      Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, hava sıcaklığının, tüm yurtta hafta ortasına kadar mevsim normalleri üzerinde seyretmeye devam edeceği, çarşamba ve perşembe günleri kuzey ve iç bölgelerde azalarak mevsim normallerine ineceğinin tahmin edildiği bildirildi. Açıklamaya göre, bugün bütün bölgeler az bulutlu ve açık, kuzey ve iç kesimler parçalı çok bulutlu, akşam saatlerinde Batı Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güneyi, Orta ve Doğu Akdeniz’in iç kesimleri ile Eskişehir, Çankırı, Afyonkarahisar, Kütahya ve Bilecik çevreleri kısa süreli gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yarın, yurdun kuzey ve iç kesimleri parçalı, zamanla çok bulutlu, öğleden sonra ve akşam saatlerinde Batı Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun doğusu, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısı, Doğu Akdeniz’in iç kesimleri, Kütahya, Eskişehir, Çankırı ile Ankara’nın kuzey ve batı çevreleri, kısa süreli ve yerel gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Çarşamba günü kuzey ve iç bölgelerde, perşembe günü kuzeydoğu kesimlerinde aralıklarla sürecek yerel sağanak yağışların cuma günü yurdu terk etmesi bekleniyor.

ANKARA Milliyet

Piyasalarda tansiyon düşmedi, gözler yurtdışında


Döviz ve borsada geçen hafta yaşanan dalgalanmalar, dış piyasalardaki havanın belirleyici özelliğini bir kez daha ortaya koydu. AK Parti'nin seçimden tek başına iktidar çıkmasının yarattığı iyimserlik, ABD kredi piyasasında ilişkin endişelerle kısa sürdü. Hafta başında 1.230 YTL'nin de altına gerileyen dolar cuma günü 1.33 YTL'ye kadar yükseldi. Buna bağlı olarak da hafta başında "dolar 1 YTL'ye kadar düşer mi?" kaygısı veya sorusu hafta sonuna doğru yerini "dolar 1.40 YTL'ye çıkar mı?" sorusuna bıraktı.

 

ABD'de konut sektörüne yaşanan endişelerin yeniden artması uluslararası borsaları bir süre daha sallamaya devam edecek gibi gözüküyor. ABD'de ikinci çeyrek büyüme rakamlarının beklenenden iyi gelmesine rağmen geçen haftayı ABD ve Avrupa borsalarının kayıpla kapatmasının yaşanan türübülansın bir anda ortadan kalkmayacağına işaret ettiği belirtildi. Geçen haftayı yüzde 2,5 değer kaybıyla 51.561 puandan tamamlayan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) da uluslararası piyasalardaki tedirginlikten payını alması bekleniyor. Ulusararası piyasalardaki olumsuz havanın birden bire normale dönmesinin beklenmemesi gerektiğini savunan uzmanlar, bu süreçte Türk para ve sermaye piyasalarında da dalgalanmalar yaşanacağını ifade ediyor. ABD'deki kredi sektörüne ilişkin endişelerin şiddetinin artması halinde piyasaların yönünü yabancıların yatırım tercihlerinin belirlemesi bekleniyor. Uzmanlar, yabancı yatırımcıların pozisyonlarını bozmaları halinde doların geçen yılın mayıs ve haziran ayında olduğu gibi yeniden 1.70 YTL'ye kadar çıkabileceğini öngörüyor.